UMRE YOLCUSU
Peygamberimiz (sav) buyuruyor ki: Umre ardından yapılan ikinci bir umre, önceki umreden bu yana işlenen hata ve günahlara kefarettir. 1 Umre nedir? Umre; Kurban bayramının ilk dört günü dışında yılın bütün günlerinde yapılabilen, mikatta niyet edip telbiye getirip ihrama girmekle başlayan, tavaf ve sa’yden ibaret olan, sa’y sonrası traş olmakla sona eren bir ibadettir.

Umre; Mekke-i Mükerreme’ye ve Kâbe-i Muazzama’ya duyulan sevgi, saygı, ta’zim ve hürmet gereği yapılan bir ibadettir. Umre; nafile ibadetler arasında Ramazan ayının son on gününde yapılan itikâf gibi; kulun Allah’a yönelmesine, manevî derecelerinin artmasına vesile olan, gönüllerin ibadet zevkini doya doya yaşadığı, dillerin Allah’ı zikirle ıslandığı, gözlerin yaşla dolduğu farklı bir ibadettir.
Umre mübarek bir yolculuktur. Umre seyahat yönü olan bir ibadettir ama sıradan turistik bir gezi değildir, tarihî ve turistik bir yerlere yapılan gezilerden farklı olmalıdır. Umre ibadetinde kulluk görevleri, İslam kardeşliği esasları ve özellikle cemaatle namaz asla ihmal edilmemelidir. Bunun için umre öncesinde ve umre esnasında umre ibadeti, Mekke ve Medine hakkında bilgilendirme ve şuurlandırma toplantılarına şiddetle ihtiyaç vardır.
Umre esnasında müslüman kul, Beytullah’ın huzurunda Rabbine içten ve gönülden yalvarır, yakarır, dualar ve niyazlarda bulunur. Her zamankinden daha çok tevbe ve istiğfarda bulunur. Günahlarını, hatalarını, eksikliklerini düşünür. Kulluk görev ve sorumluluklarını gözden geçirir. Peygamberimiz’in hayatının elli üç yılını geçirdiği Mekke-i Mükerreme’de Peygamber-i Zîşanı ve O’nun şanlı ashabını, İslam Tarihini hatırlar.Umre ibadeti, ecri ve sevabı bol bir ibadettir.
Peygamberimiz’in; “Umre ardından yapılan ikinci bir umre, önceki umreden bu yana işlenen hata ve günahlara kefarettir”, hadis-i şerifine göre; umre sahibini günahlardan arındıran, hatalarına keffaret olan, amel defterini manevî kirlerden temizleyen bir ibadettir.
Hele Ramazanda yapılan umrenin fazileti ve değeri çok büyüktür. Ramazan orucu ve umre gibi iki ayrı kulluk görevinin aynı anda yerine getirilmesi ecre ecir katmaktadır. Bir hadis-i şerife göre; “Ramazan’da yapılan umre hacca eşittir”.2 Bir başka rivayete göre Peygamberimiz şöyle buyuruyor: “Ramazan’da yapılan, umre benimle beraber yapılan bir hacca eşittir”. 3
Müslümanın müslüman kardeşinden dua istemesi her zaman güzeldir ama özellikle hacca ve umreye giden kardeşlerimizden dua istememiz ve mübarek makamlarda din kardeşlerimiz için dua etmemiz sünnettir, bir kardeşlik görevidir. Allah Rasûlü (sav), umre yolculuğuna çıkmak için kendisinden izin isteyen Hz. Ömer’e: “Dualarında bizi de unutma sevgili kardeşim!..” demişti.Umre ibadeti planlı, programlı ve disiplinli bir ibadettir.

Umre, Kur’an ve Sünnette yer alan aşk, muhabbet, coşku ve maneviyat dolu bir ibadettir. Umre ibadeti; Hac ibadeti gibi planlı, programlı, disiplinli, hükümleri ve ayrıntıları İslam fıkhının menasik bölümlerinde net, açık ve tafsilatlı bir şekilde belirtilmiş bir ibadettir.
“Haccı ve umreyi Allah için tam olarak yerine getirin”,5 âyeti bu ibadetin Allah rızası için, şartlarına ve usûlüne uygun olarak, hatasız, tam ve kâmil bir şekilde yerine getirilmesini emretmektedir.
Her ibadette olduğu gibi umre ibadetinde de ihlas ve takva esaslarına riayet edilmesi emredilmektedir. Umrenin sünnetlerine, âdabına, usûlüne ve fıkhî hükümlere göre tam anlamıyla hatasız olarak yerine getirilmesi için bu konudaki eserlere ve rehberlere başvurulmalıdır.
Umre ibadeti kolay öğrenilen, yerine getirilmesi pek zor olmayan bir ibadettir. Buna rağmen özellikle ilk defa umre yapanların bu konudaki terim, usul, âdab ve prensipleri ilk anda derhal kavrayamamaları gayet tabiîdir.
İlk umre için nerede ihrama girilmelidir?
İlk umreye mîkat sınırında ya da mîkat hizasında niyet edilir. Mikattan önce ihrama girilmesi caiz olsa da mîkat sınırında ya da mîkat hizasında ihrama girilmesi tercih edilmelidir. Hac mîkat yerleri ile umre mîkat yerleri aynıdır.
- Uçakla umreye giden umre yolcuları program gereği önce Medine’ye gidiyorlarsa ve Medine’de uçaktan inip orada kalacaklarsa; ihrama girmeleri gerekmemektedir.
- Medine’den Mekke’ye araba ile gidenler Medine çıkışında Mekke yolunda Medine’ye 5 km mesafede Zülhuleyfe’deki mîkat mescidinde ihrama girer, telbiye getirir, niyet ederler.
- Ancak umre yolcuları uçakla Cidde’ye oradan doğrudan Mekke’ye gidiyorlarsa uçakta Medine hizasına gelindiğinde ya da uçağa binmeden önce havaalanında ihrama girip umreye niyet etmeleri gerekmektedir.
İhram Elbisesi
İhram Dünyevî elbiselerden sıyrılıp kefen misali havluya benzer iki parça bembeyaz elbiseye bürünerek bir mevtâ teslimiyeti içinde olma hali.. Dünyadan sıyrılıp ölümü, ahireti, ölümden sonrasını düşünme ruhaniyeti.
Ama hanımlar farklı. Onlar sadece niyet edip (Lebbeyk) duasını okuyacaklar. Hanımlar haya ve iffet sembolü tesettür kıyafetini ihrama niyet ettikten sonra bile aynen koruyacaklardır. İhrama niyet eden hanımların sadece yüzleri açık olacak, telbiye ederken bile sesleri haya ve iffete uygun.. sadece kendilerinin duyacakları kadar, sessizce yakarış içerisinde olacaklardır.
İhram.. Şehveti, cinsel duyguları, süsü, ziyneti, kokulanmayı, kılık kıyafetteki cazibeliği, sun’îliği, kırıcı ifadeleri, kötü sözleri, lüzumsuz tartışmaları tamamen terk etme halidir.
İhramlısınız.Canlıları incitmeyeceksiniz.Kimseyi rahatsız etmeyeceksiniz. Daima sabırlı olacaksınız. Tam anlamıyla Cenab-ı Hakka yöneleceksiniz. Gönlü ürpertili, boynu bükük, kalbi daima Rabbisiyle irtibat halinde, lokması helâl, ağzı dualı, âdeta melekleşmiş bir insan olacaksınız. İstenen bu!.
İhram esnasında sık sık tekrarlanan ortak slogan: Lebbeyk
İhrama girdiğimiz andan itibaren dilimizde tek slogan Lebbeyk duasıdır. “Buyur, emret Allahım!. Emrine hazırım. Emrini tuttum geldim Allahım!.Emrine hazırım. Senden başka hiçbir şeyi sana ortak koşmuyorum. Şükür yalnız sana mahsustur. Nimetin gerçek sahibi, mülkün gerçek sahibi sensin. Senden başak hiçbir şeyi sana ortak koşmuyorum., manasındaki “Lebbeyk Allahümme Lebbeyk!.Lebbeyke lâ şerike leke Lebbeyk. İnne’l-hamde ve’n-ni’mete leke ve’l-mülk. Lâ şerîke lek.” duası ihram müddetince tekrarlanacak. Her münasebette, defalarca, yüksek sesle… Ta Kâbe’ye varıncaya kadar.. Sık sık bu dua (telbiye) tekrarlanacak.Meleklerin bile ihrama bürünerek bilfiil katıldıkları bu nidalara, bu niyazlara, bu yakarışlara Cenab-ı Hak icabet etmekte, kullarının bu samimî ifade ve ihlaslı tavırlarından razı ve hoşnut olmaktadır.
Beytullah’ı içinde barındıran Mekke’ye girince değişik bir iklim hissediyorsunuz. Kâbe’yi görünce sanki bir hayal âlemine dalıyorsunuz.Kâbe’de ilk tavafla birlikte yepyeni bir manevî iklime giriyorsunuz. Beytullah’a her an inen melekleri düşünüyorsunuz.
Sadece kendimiz için değil; ailemiz, yakınlarımız, komşularımız, ülkemiz ve bütün İslam alemi için, bütün mü’min kardeşlerimiz için gönülden tevbeler, istiğfarlar, dualar ve niyazlarda bulunuyorsunuz.
Dünyanın kalbi Mekke’desiniz!.
Mekke’ye ihramlı olarak “Lebbeyk. Allahümme Lebbeyk.” yakarışlarıyla giriyorsunuz. Farklı bir elbiseye bürünmüş halde oraya mahsus Lebbeyk duasıyla, farklı bir iklime girdiğinizi, artık farklı bir insan olmanız gerektiğini hissediyorsunuz.
Burası Mekke. Dua yeri.. Muhasebe mekânı. Maneviyat diyarı!
Burası Mekke. İbadetin, kulluğun, tevhidin merkezi. İslâm nurunun doğduğu yer. Burada dış görünüşe değil, manevî huzura bakın.Akın akın Kâbe’ye inen melekleri düşünün. Akın akın Kâbe’ye koşan insanlarla birlikte Hakk’a yönelin.
Mekke’desiniz. Vahyin beşiği Mekke’de. Sevgili Peygamberimiz’in ayak izlerinin bulunduğu yerde yaşıyorsunuz.
O en mübarek varlığın dünyaya geldiği, O en müstesna şahsiyetin elli üç yılını geçirdiği, O en son Peygamberin İslâm’a davet ettiği, O en muazzez insanın gözyaşı döktüğü, O en seçkin kulun çile çektiği topraklardasınız. Buram buram maneviyat kokan topraklardasınız. Burası bambaşka bir belde.
Şu dağlar Rasûlullah’ı gören dağlar.Şu ev Allah Rasûlü’nün dünyaya geldiği ev, diyorsunuz.. Hz. Ebubekir’ler.Ömer’ler.Osman’lar.Ali’ler hep burada dünyaya geldiler. Cennetle müjdelenen on sahabî burada yaşadı.
Erkam’ın sohbet evi şurada Safa tepesinde idi. Sümeyye şurada şehid oldu. Yasir, Ammar, Habbab hep burada çile çektiler. Bu düşüncelerle yaşarız Mekke’de.. Siyer-i Nebî tekrarlanır zihinlerimizde.
İlk görev: Kâbe-i Muazzama’yı Tavaf
Mekke’ye gelen umre yolcusu, şahsî eşyalarını güvenilir bir yere bıraktıktan sonra Mescid-i haramın sakin olduğu ilk fırsatta Kâbe-i Muazzama’nın huzuruna gelir. Kâbe’yi ilk gördüğümüz anda yapacağımız dua, en makbul dualardan biridir.
Hacer-i Esved köşesinde “Allahumme, innî urîdü tavafe beytikel-haram tavafel-umreti lillahi teâlâ. Allahumme fe-yessirhu lî ve-tekabbelhu minî. (Allahım!Beytullah’ı Allah Rızası için Umre tavafı yapmaya niyet ettim. Allahım kabul eyle.Kolay eyle!) denilerek niyet edilir.
Hacer-i Esvedden başlayıp Hacer-i Esved’de sona ermek üzere Kâbe solumuza alınarak yedi defa tavaf yapılır. Tavaf esnasında Arapça dua okunduğu gibi Türkçe dua da okunabilir. Tavafta gerek duyulursa konuşmak caizdir. Tavaf esnasında Rükn-i Yemanî ile Hacer-i Esved köşesi arasında (Rabbena Âtinâ) duası okunur.
Dualarla yedi şavt (yedi tur) tavaf yaptıktan sonra dua edilir, iki rekat tavaf namazı kılınır. Bu namaz Makam-ı İbrahim arkasında kılınabildiği gibi Harem-i Şerif’te başka bir yerde de kılınabilir. Tavaf namazının ilk rekatında Fatihadan sonra Kâfirun Suresinin, ikinci rekatında İhlas suresinin okunması müstehaptır. Tavaf namazından sonra zemzem içilerek dua edilir.
İkinci Görev: Safa ve Merve Arasında Sa’y
Safa tepesine çıkıldığında sa’ye niyet edilir: Allahumme, İnnî urîdü en es’â mâ beynes-Safâ vel-Merve, sa’yel-umreti lillahi teâlâ. Allahumme fe-yessirhu lî ve-tekabbelhu minnî. (Allahım!.. Safa ve Merve arasında Allah Rızası için Umre Sa’yi yapmaya niyet ettim. Allahım kabul eyle.. Kolay eyle!..) diye niyet edilir. Kâbe’ye doğru eller kaldırılarak tekbir getirilir.
Safa tepesinden başlayarak Merve tepesine doğru yürüyerek dua edilir. Yeşil direkler arasında hervele (koşarcasına yürüme) yapılır. Hanımlar haya ve iffet gereği hervele yerine sadece normal yürüyüşle yürürler. Safa’dan Merve’ye geliş birinci sa’y, Merve’den Safa’ya geliş ikinci sa’y olarak kabul edilerek yedi defa sa’y yapılır. Yedinci sa’y Merve’de dua ile sona erer. Sa’y sona erince iki rekat şükür namazı kılınması müstehaptır.

Say’ görevini bitiren erkekler, saçlarının en az dörtte birini traş ederek ihramdan çıkarlar. Saçlarının tamamını traş etmeleri daha faziletlidir. Hanımlar ise saçlarının ucundan pek az alarak ihramdan çıkarlar. Bundan sonra normal elbiseler giyilir.

Umre vazifesi yerine getirildikten sonra Mekke’de vakitler genellikle nafile tavafla ve Kur’an okunarak değerlendirilir. Mekke ve Medine’de hatim yapılır, ya da başlanan hatim tamamlanır. Nebevî müjdeye göre; Cemaatle Harem-i şerifte kılınan farz namazların her rekatine karşılık “başka yerlerde kılınan yüz bin rekat namaz” sevabı elde edilir.
Mekke’de birden fazla umre yapılabilir.
Mekke’de ilk tavaf mutlaka ihramlı yapılmalı, veya bir başka ifadeyle Mekke’ye umre niyetiyle gelen herkes –dört hak mezhebe göre- Mekke-i Mükerreme’ye ve Kâbe-i Muazzama’ya sevgi, saygı, ta’zim ve hürmetten dolayı mutlaka mikat sınırından geçerken ihrama girmeli, umreye niyet etmelidir.
Mikatı ihramsız geçenler, ilk tavafı ihramsız yaptıkları takdirde Mekke’ye ve Kâbe’ye karşı saygıda kusurlu bulundukları için Harem bölgesinde ceza kurbanı kesme zorundadırlar.
Mekke’de yapılan ilk umreden sonra “ikinci, üçüncü, dördüncü defa umre” yapmak isteyenler diğer Mekke’liler gibi her defasında Harem bölgesi dışına çıkıp oradan umreye niyet ederler. Bu konuda ilk örnek Hz. Âişe validemizdir.
Hz. Aişe validemiz (radıyallahu anha), hac mevsiminde kadınlık hali sebebiyle umre yapamamıştı. Umre yapmak istediğinde Peygamberimiz (s.a.v) ona kardeşi Abdurrahman’la beraber Harem bölgesi dışındaki Ten’îm denilen yerden niyet etmesini emretmişti. Medine yolu üzerindeki Ten’îm Mescidi, Cidde yolu üzerindeki Hudeybiye Mescidi, Taif yolu üzerindeki Cirrâne Mescidi ya da Arafattaki Nemire Mescidi; Harem bölgesi dışında olup ilk umreden sonra yapılacak umreye bu mescidlerden birinde niyet edilmelidir.
Hac mevsimi dışında birden fazla umre yapma konusunda hiçbir mezhebe göre hiçbir sakınca yoktur. Bu konuda verilen olumsuz fetvalar isabetli ve doğru değildir. Ancak hac mevsiminde (1 Şevval-13 Zilhicce arası) özel fıkhî hükümler ve uygulamalar bulunmaktadır.
Mekke’ye gelen umre yolcusu, bu nadir altın fırsatı güzel bir şekilde değerlendirebilmek için -sağlığı müsaitse- her gün olmasa da en azından “günaşırı bir umre” yapmalıdır. Bu umre için serin ve sakin zaman, gece sükûneti veya sabah saatleri tercih edilmelidir.
Bununla birlikte “Onlar Beyt-i Atîk’i çok çok tavaf etsinler”, 6 ayetinin işaretiyle; sık sık yorucu nafile umreler yapmaktansa sık sık tavaf yapılması daha çok tavsiye edilmektedir. Konu daha çok zaman, imkân ve sağlıkla ilgilidir. Programsız yapılan umre sebebiyle Kâbe’deki farz namazları cemaatle eda etmekten mahrum kalma gibi bir hataya düşülmemelidir.
Mekke’deki ziyaret yerleri
Umre vesilesiyle Mekke’ye gelen müslüman, gayet tabiî olarak Mekke’deki mübarek makamları, Hac ibadetindeki görev yerlerini ziyaret eder. Hac hakkında bilgi alır.
Umre yolculuğunda program gereği Mekke’de ziyaret yerleri topluca ziyaret edilir. Sevr Dağı, Arafat, Müzdelife, Mescid-i Hayf, Mina, Şeytan Taşlama Mahalleri, Akabe Mescidi, Nur Dağı, Hz. Hadice validemizin kabri, Cin Mescidi, Peygamberimiz’in Doğduğu Ev gibi ziyaret yerleri hakkında görevli rehberlerden, hoca efendilerden yerinde bilgi alır.
Umreci; Mekke günlerini yaşlı gözlerle yapacağı ibadet ve tâatle, Kur’an ve zikirle, dua ve istiğfarla doldurur. Kendisi, ailesi, yakınları için dua ettiği gibi; çilekeş, cefakâr, mazlum müslüman kardeşleri için dua eder. İslâmî görevleri ve sorumlulukları konusunda kendini test eder, nefis muhasebesinde bulunur. Umre yolcusu; tekrar tekrar Kâbe’yi ziyaret etme arzusu ve duasıyla, gönlünü Mekke’de bırakarak Mekke’den ayrılır. Umre için Veda tavafı vacip değildir.
Nafile umre yapılması aleyhine verilen fetvaların, Kur’an ve Sünnetten geçerli hiçbir delili yoktur. Bu çeşit fetvalar isabetli ve doğru değildir. Hadisimizdeki (umratün ilâ umratin) “Umre, ardından yapılan ikinci bir umre)7 ifadesi ard arda umre yapılmasını tavsiye etmektedir. Ancak sık sık umreye giden kimselerin İslam kardeşliği ve yardımlaşma konusundaki sorumluluklarının; maddî imkânlarının genişliği ve bolluğu sebebiyle başkalarından daha büyük olduğu bilinmelidir.
Umre yolcusunun; bu mübarek yolculuğa çıkmadan önce ve umre dönüşünde yakınlarıyla, arkadaşlarıyla, komşularıyla ve din kardeşleriyle helâlleşmesi, bol bol sadaka vermesi, hayır ve hasenat yapması umre ibadetinin kabulüne vesile olacaktır. Umre yolcusu, umre dönüşünde eski hatalarını tekrar etmemeli, Mekke’de tevbe ettiği günahlarına dönmemeli, yeni yepyeni manevî bir hayat yaşama kararlılığı göstermelidir.
Umre yolcularına “Makbul Umre” niyaz ediyor, dualarını bekliyoruz.
KABE-10